Ahmet Zeki Güler: “Ramazan Urfa’da Yaşanır
Şanlıurfa, Ramazan ayında adeta ayrı bir güzellik kazanıyor. Tarihi dokusu, iftar ve sahur kültürüyle şehir, Ramazan’ın ruhunu tüm canlılığıyla yansıtıyor.
Kültür yazarı ve uzman Ahmet Zeki Güler, Ramazan’ın Şanlıurfa’da yaşanışını şu sözlerle özetliyor: “Ramazan Urfa’da yaşanır, Urfa’da güzel yaşanır.” Şehirde Ramazan, yalnızca bir ibadet ayı değil; geleneklerin, paylaşmanın ve güçlü bir toplumsal kültürün yaşandığı özel bir zaman dilimi olarak öne çıkıyor.

Gün boyu sabırla tutulan oruçların ardından iftar saatine doğru şehirde tatlı bir telaş başlıyor. Evlerde hazırlanan iftar sofralarının yanı sıra sokaklarda Urfa mutfağının eşsiz kokuları yükseliyor. Çorbalar, kebaplar, tiritler ve yöresel tatlılar sofraları süslüyor. Ancak Urfa’da iftarın asıl anlamı, sofradaki yemeklerden çok sofranın etrafında oluşan muhabbet ve paylaşım.
Ramazan aynı zamanda dayanışmanın da ayı. Komşuluk kültürü güçleniyor; evlerde hazırlanan yemekler komşularla paylaşılıyor, iftar davetleri yapılıyor, ihtiyaç sahipleri gözetiliyor. Teravih namazları için camiler dolup taşarken, Balıklıgöl ve Dergâh Camii çevresi Ramazan gecelerinde ayrı bir huzur atmosferine bürünüyor.
Teravih sonrası kahvehane kültürü de canlanıyor; sohbetler, oyunlar ve mahalle buluşmaları sahura kadar devam ediyor. Sahur vakti yaklaşınca fırınlar, közlenmiş sebzeler ve Urfa’nın meşhur tırnaklı ekmeği ile dolup taşarken, ciğer kebabı ocaklarının önünde oluşan kalabalıklar Ramazan gecelerinin en canlı görüntülerinden biri oluyor.
Şanlıurfa’da Ramazan; ibadetin, geleneklerin, komşuluğun ve sosyal hayatın iç içe geçtiği bir kültür. Tarihi sokaklarda hissedilen manevi atmosfer, iftar sofralarındaki bereket, camilerdeki huzur ve sahur sofralarındaki samimiyet bu ayı Urfa’da bambaşka bir hâle getiriyor.